Nerede kalmıştık?
Bazı yaptığım ve yapmak istediğim şeyler yukarıdaki iki kelime/soru kadar basit. Bu yapmak istediklerimden garip bir haz aldığım, aynı zamanda da elimden geleni ise yazmak. Çok özlediğim, bir süredir de kafamda yaptığım bir şey. Beynimin içinde böyle düşünürken bir başlık atıp kendime bir şey anlatıyorum. Çok saçma değil mi? Değil. Bir kere alıştın mı bu düşünmelere, her yalnız kaldığında bir şey anlatıyorsun kendine. Ama artık bundan kurtuluyorum sanırım, yine eskisi gibi içimi dökebileceğim bir yerim var artık.
Şu giriş paragrafını tamamladım ya, ondan sonrası çok rahat. Ne yazmam gerektiğinin, ne düşündüğümün, neyi umursadığımın bir önemi kalmıyor yazarken. Herhangi bir edebi kural ya da kıstası da önemsemiyorsan işte o an başlıyor o garip hazzı almak. Endorfin gibi, kafein gibi, nikotin gibi. Buna da bağımlı bu bünye.
…
Yine bir gün eve giderken aklıma geldi. Ya dedim, her sohbeti açıldığında insanlara blog açmayı öneriyorsun. Tasarımcıysa portfolyosunu yapmasını öneriyorsun. Daha yirmili yaşların başında sen nasihat verme delisi oldun, ama uygulamıyorsun. Biri sorarsa nasıl izah edeceksin? Edemezdim. Çeliştim yine kendimle. Sonra dedim ki, eve girip bilgisayarı açtığında yap artık bir tasarım, yine kıstas ve uyum önemseme. Kolay olsun, renkleri sevdiğin gibi olsun. “İstediğin gibi olsun” Bu sefer taslaklarda kalmasın ama, ayda 1 yazı yazsan da bir blog aç artık. Sembolik olsa da aç artık, yazı yok derlerse meşgulum dersin biter. Ama aç yani, kaldır kıçını.
Yaptım bir şeyler, hatta o gece uyumadım sanırım. Yaptım, beğenmedim sildim. Bi tanesini hakikaten beğendim sonra. Ertesi gün söyledim eşe dosta, nasıl olmuş diye? Değiştirdik bazı yerlerini, kafamda tamamı oturmuştu. Sağolsun Sevban‘da inanılmaz destek verdi, wordpress temeline oturttuk bu işi. Artık neler yazacağımı düşünüyordum. Onlar da hazırdı aslında.
Malzemeden bol ne var?
Gerek internette olup bitenler, gerek sosyal medya balonu ve gerçeği (bak bundan güzel yazı dizisi çıkar), diziler ve dizilerdeki karekterlerin analizleri, tasarım ve tabii ki markalar ve hataları. Bunlar ilk aklıma gelenler, hakkında çok şey söylenecek olanlar.
Şimdilik müsaade istiyorum. Daha çok görüşeceğiz, bu sefer daha güzel olacak.
umut diye biri
Hadi bakalım hayırlı olsun :) *