web 2.0 ajanslarına açık mektup!
Sevgili İstanbul ajansları, onların beyin ekibi, art direktörleri, ve muhattapları;
Geçen 4 ayda benim internet hayatıma kabus gibi çöktünüz. Bunu daha önce söyleyen olmuş muydu? Yıl sonuydu, markalar bütçelerini bitirmek adına onlarca çöp proje üretmiştiniz hani? Hatırladınız değil mi?
Önce reklam ajansı ayağınızda iğrenç televizyon reklamları çektiniz. Yetmedi, Şahan Gökbakarı tekrar alakasız Turkcell reklamlarında oynattınız. O da kesmedi, yine Nil ‘den medet umdunuz. Kumandadan kapatabiliyoduk sizi, bu sefer de ekşi sözlükten facebook’a kadar web ajanslarınız sardı etrafımızı.
Elli tane mikro site açmışsınızdır anlamsız kampanyalarınız adına. Hepsinin olayı da önceden belli, sonunda havuç var. Bıkmadınız değil mi? Soruları cevapla, arkadaşlarını davet et, ipod shuffle kazan! Ben bıktım, reklamcı değilim ama son kullanıcı olarak sıkıldım, tiksindim.
Sonra sosyal medyaya firmaları uyarlayacağız diye başladınız twitter’dan ve facebooktan oyun ya da uygulama üretmeye. Hangi biriniz Burger King’in arkadaşını sil whooper kazan kadar başarılı olabildi, ses getirebildi? Bu listede 3 taneden fazla kampanya var mıdır? Siz bunun farkında değil misiniz?
Sosyal medya! Doğru ya, facebook ve twitter hesabı açıp markaları o kitleye yönlendirebildiniz, yönlendirdiğinizi sandınız. Bütçeler biraz daha yüksekse bunu ekşi sözlük ve itüsözlük reklamlarıyla desteklediniz. Peki hiç o sözlüklerde reklam kampanyalarınız hakkında ne yazıyorlar okudunuz mu? Ben hepsini okudum, başarılı bir lansman göremedim.
Çok fazla genelleme yaptım, son bir örnekle biraz adres göstermek istiyorum mektubumda.
Şu an ekşi sözlükte tofitanın yeni havuçlu yarışması var mesela. Benden istediğiniz yine şaşırtıcı videoları o siteye yüklememmiş. En çok oyu alırsam bana iphone hediye ediyormuşsunuz. Bunun burada ne işi var dedirtirsem bu iş oluyormuş. Çok iyi düşünmüşsünüz, Turkcell’de zaten ünlülerden birini Mc Donalds’a götürmemizi istiyordu. Bu kampanyalar bittiğinde elinizde mail ve telefon numarası dışında ne gibi bilgiler oluyor sayın şirket yöneticileri? Başarı ya da başarısızlığınızı rakamlarla görebiliyor musunuz? Ben bunları çok merak ediyorum, araştırdım biraz ama bulamadım. Ama o başlıkta bir unutkanlığınızı buldum mesela, hem de unutulmayacak bir adımı. Direk aktarıyorum ben yazarın entrysini, buyrun;
google diye bir şeyden, hele de adwordsden falan haberdar olmayan bir ajansın yürüttüğü kampanya. biraz önce aklıma geldi aa neydi o tofita mıydı ne veriyodu hediye yahu dedim. tofita’yı googleladım tık yok. bunun burda/burada (hangisi yahu?!) ne işi var yazdım gene tık yok. yenimecra.orgun postu falan çıkıyor ama tofitanın kendinden hiç bir şey yok. üstelik bir de seks partner siteleri falan var tofitayı kullanan. yolumu bulup da siteye ulaşamadım. (evet ben de kullanıcıların çoğu gibi adres çubuğuna olabilecek adresleri yazarak bir yere ulaşmaya çalış-mı-yorum! tabii ki google’lıyorum!) unaided recall yapabilmiş bi müşteri olarak bile u-la-şa-ma-dım!
gckprenses / 05.01.2010
Mektubumun sonlarına doğru sizden bazı ricalarım var. Lütfen bir fikir bulduğunuzda, bulduğunuza inandığınızda eşinizle dostunuzla bunu bir görüşün. “Eureka! Hemen uygulayalım” demeden önce, lütfen, bakın lütfen diyorum biraz geniş düşünün. Bizlerin Seda Sayan Marketing müşterisi olmadığımızı, hatta Seda Sayan yüzünden pepsi ve lays almadığımızı bir düşünün. Ona göre karar verin.
Arayı da çok açmayın, öptüm sizleri.
ps: başlıkta web 2.0 sizin -janjanlı- web sitelerinize göndermeydi, lütfen bu terimi yok saymayın.