İnatla İzmir, Ama Ne İnadı?
Sigaramı yakıp yine canımı sıkan bir şey hakkında iki çift laf söylemek istiyorum. Belki görmüşsünüzdür, facebookta geçen haftadan beri “patır patır” İnatla İzmir diye bir video yayınlanıyor. Videoyu hazırlayan İzmir Reklamcılar Derneği, anladığımız kadarıyla reklam piyasasındaki İstanbul & İzmir yarışına inat İzmirdeyiz imajı vermiş. Belki bunu bile kastetmemiştir, ben direk düz mantık bunu algılayabildim. Ama bir şeyler öyle olmuyor sanki…
İrd, daha önceleri de günahlarını almayayım ama benim canımı epey sıkmıştı. İzmir’e marka ve logo yarışması düzenlendiği EXPO sonrası zamanlarında bu logo ve sloganımsı çalışmaları İstanbul ajansları yaptı diye isyan ediyordu. Kızıyorum, çünkü ird daha önce bir çalışma yapıp gerekli kurumlara gitti mi bilmiyorum. (Tam bu an mail attım ird’ye, gelen cevaba göre özür diler ya da boklamaya devam ederim)
İzliyoruz videoyu, şaşırmamak gerek yine kordon ve palmiyeler karşılıyor bizleri. Aklıma hemen içinde palmiye olan İzmir logoları geliyor. Ne saçmaydı di mi onlarda? Neyse. Ama işi biraz detaylı izleyince hiçte iyi bir çalışma gibi durmuyor. Bir kere o “inatla izmir” yazıları hangi devirden kalma? O renkleri hangi grafiker seçmiş olabilir ki? Ya da İstanbul ve ekonomik kriz sözlerini o metinde oturtmak için ne kadar uğraştınız? Kordondaki sevgililer, masada bira ya da rakı; al sana İzmir. Bunu yapan ve uygulayan kişiler acaba İstanbul’da -bırak markaları- herhangi bir tanıtım videosu izlemiş olabilir mi acaba? Bence izlememişlerdir, izleseler bunu yayınlayamazlar gibi.
…
Evet, İstanbul her daim daha iyi işler yapıyor İzmir’e göre. Bunu açık açık yazmak, birilerine ayıp etmek olarak algılanmaz umarım. Ama soruyorum ird’ye; üyesi olan reklam ajanslarına bakınca kaçında markalar için stratejik planlama yapıldığını bana söyleyebilir mi? Kaçında gerçekten ödüllü & kreatif işler çıkıyor, kaçında yapılan çalışmalar ulusal ya da uluslararası arenalarda ses getiriyor. Getiriyorsa biz niye bunları göremiyoruz? Neden marketing dergilerinde adları geçmiyor? Yoksa hakları mı yeniliyor? Ya ya…
Şimdi attığım maile cevap geldi ird’den. “the users mailfolder is over the allowed quota.” diyor gelen mail, yani boklamaya devam edebilirim affınıza sığınarak. “reklamca” adında bir dergi gördüm web sitenizde, üşenmedim indirdim inceledim. Çöp bilgileri geçersek asıl dikkatimi çeken, ya da ahkam kesebileceğim bir konuyu gördüm ve epey üzüldüm.
“İnternette Reklam Olur Mu?”
Gerçekten böyle bir söyleşi var bir ajansla. Karşısındakiler de ciddi ciddi buna cevap vermiş, sanki yeni bir şeymiş gibi. Temmuz 2009′da çıkan bir dergi İzmir’in ya da İzmir’deki ajans ve firmaların ne kadar geriden geldiğini kabak gibi bize gösteriyor. “Ama İstanbul firmalarının bütçesi çok” diye çemkiren arkadaşlar, internet reklamcılığı ne kadar süredir var bilginiz var mı? Ajanslar olarak bırakın internet reklamcılığını, günümüz trendlerine uygun web sitesi bile yapamıyorsunuz peki bundan haberiniz var mı? Muhtemelen yok, çünkü ortaya çıkan işlerden bunu görüyoruz. Onun için Çeşme otelleri en başta İstanbul ajansları ile çalışıp web sitelerini onlara yaptırıyorlar. Ama bir saniye, sizin grafikerleriniz hala “orası web ya, onun tasarım anlayışı farklı” diye bahanelerle topu başkasına atıyor değil mi? Onun için İzmir’in bütün kurumlarının ya da belediyelerin web siteleri 1999′dan kalma bir şekilde gözüküyor. Bırakalım bunları.
Bu reklamcılık, marka danışmanlığı, dergi reklamları, katalog hazırlama diye uzayıp giden listede kim ne derse desin vasat işler çıkıyor İzmir’de, hepsi sadece günü kurtarabiliyor.
Bu arada reklamcılık, benim için sadece buz dağının görünen yüzü. Yoksa ben çalıştığımız firmalarda ne iletişim uzmanları(!) da görüyorum, onları da anlatırım elbet birgün. Şu an için değişmeyen gerçek kendini geliştiren kişiler İstanbul’a gidiyor, orada çalışıyor. Siz yarattığınız bahanelerle ütopik reklamcılık sektöründe oynuyor, ben de böyle esirgemeden ağzıma geleni söylüyorum. Bu bir şekilde elbet düzelecek, ama böyle videolarla mı yoksa yenilikçi bakış açılarıyla mı bunu hep beraber göreceğiz İzmir.
Bu yazıda sorulan sorular bok atmadan ziyade, gerçekleri caps lock açık şekilde dile getirmektir. Yaptığım bir hata varsa düzeltip özür dilemesini de bilirim tabii ki. Reklam ajanslarını boklarken iyilerini ayrı tutmak lazım, ama iyiler de 3 taneyi geçemeyeceğinden alınmayacaklarını umuyorum.
bevel & emboss
outer glow
-hocam nasıl oldu yazı
-valla süper timuçin ya muhteşem olmuş. bir de şöyle mesela büyüyerek gelse daha güzel olacak.
-haklısın abi öyle yapalım şahane olur valla
yerel tv kanallarının ayakkabı mağazası reklamlarına benzemiş hocam. gerçi antalya içerisindeki ajansların (zaten 3-5 tane var) halleri daha beter. aslında tüm türkiye bir yana istanbul bir yana gerçek de bu dediğin gibi…
yerel tv kanallarının ayakkabı mağazası reklamlarına benzemiş hocam. gerçi antalya içerisindeki ajansların (zaten 3-5 tane var) halleri daha beter. aslında tüm türkiye bir yana istanbul bir yana gerçek de bu dediğin gibi…